içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

Çok özledim...

 

Öğretmenlik bir sevgi mesleğidir,

hoşgörü ve empati kültürüne

öğretmenin irfanıyla ulaşırız.

sadakatin,samimiyetin,sevginin,saygının ve vefanın zirvesine yine onun öğretisi ve yol göstericiliği ile ulaşırız.

 

O eserini yetiştirirken karşılık beklemez, maddi bir beklenti içinde olmaz,o eserim diye üstüne titrediği öğrencisini bir başka sever, kollar,gözler bazen kızar,gücenir,sitem eder ,yanlışında üzülür.

 

Her boynu bükük gördüğü çocuk onun gönül dünyasında derin yaralar açar.O,sınıfta bulunan bütün çocuklara anadır,babadır,ağabeydir abladır .

 

O doğruları, hakkı,hakikati ve hayatı öğretendir.biz onunla değerlenir onunla değer buluruz.o yeryüzünün öğretmenidir,onun elinin değmediği hiçbir varlık yoktur.onun işlemediği hiçbir kumaş vücut yapısına uygun değildir.onun işlemediği mermer moloz yığınından başka bir şey değildir.

Özetle eserim dediği yer yüzünün bütün insanları onun rahle-i tedrisatından geçmiştir.

o uçsuz bucaksız dağ ,ova ve vadileri aşarak soğuktan dudakları moraran Ayşelerin, tezek kokusunu içine sindiren zeynep ve Alilerin hicranıyla yanıp tutuşurken, dağ başlarında onlara sıcak bir nefes olmuş, onları geleceğin  dişçisi,doktoru,mimarı ve mühendisi olarak yetiştirmenin gayreti içinde bir ömür tüketirken ,kendisine karşı yapılan vefasızlıklara'da,aldırış etmemiştir.

 

o öğrencisi ile hep güzel işler hayal etmiş,güzel düşler kurmuş,kırçiçekleri ve kardelenleri için bir gelecek planlamıştır,bu planlamada eksiklikler olmuşsada suçu kendisinde aramıştır.

Kısacası öğretmenlikle ilgili ne söylersek söyleyelim eksik kalır,bu eksikliğin tamamlayıcısı yine öğretmenin kendisi olmuştur.

 

Dönem yarıyıl ve hafta sonu tatilleri onun en üzgün olduğu dönemlerdir,hep gidip'de gelememenin,gelip'te görememenin sıkıntısını yüreğinde hissetmiştir.bu ayrılıklar bazen beklenendende uzun sürmüştür.bu durumlarda yine yüreğine taş basarak sabredip yol göstericiliğine devam etmiştir.

Bu girişten sonra bizdeki bu sevdanın kara sevdaya dönüştüğü,öğrencilerimizden ve öğretmen arkadaşlarımızdan ayrı kalmanın hicranıyla ,yine vuslat özlemimizi dile getirmek için sevgiyle yoğrulmuş yüreklere iş düşecek diye bekliyoruz.

Küresel ölçekte bir virüs belasıyla karşı-karşıya kaldığımız bu günlerde yine öğretmenin irfanına sığınılacağı günlerdeyiz. Yine çocuklarımızdan ayrı düştük,yine ziller çalmaz oldu,öğretmenler ders başı yapamaz oldu,ancak bu sefer Sayın bakanımızın Öğretmenlik ufku ve refleksiyle ön tedbirlerin tamamını almış olması işimizi kolaylaştırdı.

Bu süreçte öğrencilerimizle uzaktanda olsa iletişim araçlarıyla birebir görüşme ve onları hayata hazırlamada geliştirilen eba ağıyla gönül yaramızın hicranını vuslata çevirmekle işe aşladık,  Günlerdir Okul servislerinden inen o güzelim çocuklar inmedi,sınıflar bom boş, öğretmenler yok,okul soğuk,kalorifer yanmasına rağmen her taraf buz gibi ,meğer o sıcaklığı veren çocuklarımızmış,öğretmenlerimizmiş, yaşadıklarımız bize gösterdiki ,bir şeyleri kaybedince kıymetini biliriz hep.

Ama Bu sefer öyle olmayacak Felaketler ve acılar konusunda daha tecrübeliyiz ,daha tedbirliyiz ve daha temkinliyiz.

Bu sıkıntılarımız inşallah bizleri tek yürek yapacak, daha kavi bir kardeşlik,daha adanmış gönüller ve daha çok yıkayan el olma gayreti ile eski alışkanlıklarımızı bırakarak büyük bir aile olmanın bilinciyle ve heyecanıyla çocuklarımız için,evlerimizi sınıf yapmaya çalışıyoruz.

Bu sefer ders başlama ve aralardaki ziller evlerde çalacak.

Biz velilerimizin ve öğrencilerimizin misafiri olmak için onlara ev ortamında hazırlanmış dersler ve yanısıra bir çok aktivitelerle yardımcı olmak için işe başladık. Öğretmenlerimiz sınıf watshap guruplarını kurarak birebir iletişim ağı ile iletişime geçtiler,SMS yoluyla bütün velilerimiz bilgilendirildi. Bende çocuklarımla görüşmek için sınıf listelerini önüme bırakıp telefona sarıldım.

Alo , ben Orhan               ,

Zeynep'in babasıyla mı görüşüyorum.

Evet buyurun,

hal hatır ve kendimi tanıttıktan sonra Zeynep'i soruyorum,evdeyse görüşebilir miyim diyorum. önceden ders saatlerini bildiğim için ders saati dışında arıyorum,

Babası tamam hocam veriyorum diyerek Zeynep'i veriyor,Zeynep Telefonun diğer ucunda,

Merhaba kızım nasılsın diyorum,Zeynep'in boğazına düğümlenen sözler,benide duygulandırıyor, kısa sürede Zeynep'in hasret ve özlemi hissediliyor,hal hatır sorup çalışması gerektiğini söylüyorum,ve Zeynep'in ağlamaklı son vuruşu geliyor,hocam çok uzadı ya diyor ve hıçkırıklara boğuluyor,teselli etmek yine bana düşüyor,üzülme kızım bu günler geçecek yine birlikte olacağız derken kelimeler boğazımda düğümleniyor,sabır diyorum ve devamında

Zeynep;

Hocam sizi,öğretmenlerimi, arkadaşlarımı ve okulu çok özledim diyor ağlayarak. telefonumu Zeynep'in yürek sızlatan hıçkırıklarıyla kapatıyorum,duygu seli yaşıyorum ve bu duygular içinde öğretmen ve öğrencilerimi arıyorum.

Besra,Gözde,Meryem,Nilay, Aysel,Burcu,Melike,Döne,zuhal,Yaşar,Sevim, Hüsna,Hülya, Didem,Figen,Mukaddes,BerivanGünay,Kevser,Hicran,Elif,Hilal,Selda,Esra,Dilek,Şeyda,Ayşe ve bir o kadar erkek öğrencim ve öğretmenlerimle yaptığım her bir görüşmem bana acı verse de onların hasret kokan cümleleriyle  hepsinin özlemini ta yüreğimde hissediyorum.

Öğretmenlerim sürekli öğrencileriyle iletişim halindeler,evleri sınıfa çeviren öğretmenlerimi bu fedakarlıklarından,çile ve sabırlarından dolayı takdir ve tebrik ediyorum.Ayrıca kendilerini, ve can öğrencilerimi çok sevdiğimi ifade etmek istiyorum.

Tez zamanda onlara kavuşmak dilek ve temennisiyle Hepsini Allaha emanet ediyorum.

Biz öğretmenler böyleyiz işte zor ve dar günlerin adamıyız,geçecek bu günler diyerek Rabbim Ülkemizi ve dünyayı bu beladan kurtarsın temennisiyle öğrencilerimi ve onların kokusunu özleyen can öğretmenlerimide yeniden biraraya geleceğimiz günlerin hasretiyle bekliyorum.

Bu arada kendi sağlığımız,ailemizin,sevdiklerimizin sağlığı ve ülkemizin geleceği için evde kalalım,sosyal mesafeyi koruyalım ve gönül selamıyla yetinelim,gerisi "Görelim Mevla neyler,Neylerse güzel eyler"diyerek tevekkülümüzü gösterelim. Vay gardaşım deyipte kucak açarak birbirimizi sarıp sarmalayacağımız günler de en kısa zamanda gelecek inşallah.buna inanıyorum.

Görüyorsunuz ki bizimki sevda değil,kara sevdadır. Allah’ım bizi sevdamıza kavuştur. 

 

Orhan Güleşce

YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum